Yakarış
Dillerin ucuyla inandık dedik Haram mı, helal mi demeyip yedik İtikatta açtık koca bir gedik Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Rahmansın rahimsin diye avunduk Sonsuz rahmetini her gün savunduk Şeytana kapılıp sonra dövündük Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Gizli ve aşikar günah işledik Kılığına bakıp insan fişledik Bile bile haram meyve dişledik Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Namaz kıldık oruç tuttuk huşu yok Ne yaptıksa gözü olsa kaşı yok Komşumuzun ekmeği yok aşı yok Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Yüzleri çevirdik nurlu Kabenden Tat alamaz olduk kutlu secdeden Uzaklara düştük dostun Resulden Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım
Efendim şefaat demedi diller Huzurla rahmana kalkmadı eller Namerde büküldü doğrulmaz beller Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Biliyorduk tek çıkar yol vahdetin Kulaklara girdi çıktı ayetin Bizlere kurtuluş olsun rahmetin Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Beyaz bir kefenle girdik mezara Konmak istiyoruz yine hazıra Utana sıkıla çıktık huzura Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Unuttuk ezelde verilen sözü Huşuyla dönmedik Rahmana yüzü Dünyanın zevkleri boyadı gözü Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım.
Aciz kul Mizabi nefse aldandı Rüzgarın önünde hepten sallandı Umut ile rahmetine yollandı Sen beni bağışla Ulu Allah’ım.
Muhsin Aktaş Mizabi 16.10.2006 –Değişim: 24.06.2009
Last update:
|