Söz Dinlemez Kalbimin Günlüğü

Söz Dinlemez Kalbimin Günlüğü             

           Merhaba canım,pardon pardon yoksa eski canımı mı desem,eski yeni ne fark eder ki,zaten sen hep içimde taşıdığım canımsın benim.              

Yine havalar soğumaya başladı kar filan derken kış kapıda göründü,gerçi ben sen gittiğinden beri hep üşüyorum kış gibi.              

          Sıcaklık 30 derece başkaları terliyor ben üşüyorum.Sabahları kalkıyorum,hemen gözlerimi ovuşturarak lavaboya doğru yollanıyorum.Nasıl olursa  hemen aklıma düşüyorsun,kahvaltı faslı başlıyor ekmeğimin katığı sensin.               

         Dur çay dökecekler şimdi cam bardakta,elime aldığımda içmek için, senin elin gibi elimi ısıtacak,yanlış anlama zaten ben sensiz hiçbir şey düşünemiyorum ki.Neyse kahvaltı bitti son çayımı da seni içime çekerek içtim.

         Şimdi giyinme vakti,en zor şey ya,pardon unuttum bak tıraş var sırada ben aynanın karşısındayım,sanki aynanın içinde sen bana bakıyorsun zor bela tıraşımı oluyorum.Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Yok yok unuttu sanma kardrobun  önündeyim işte en zoru kapağı açmak,açınca karşıma ne çıkacağını iyi biliyorum.

        Atmak istiyorum onu seni üzerim diye korkuyorum atamıyorum. Gerçi sende biliyorsun ismini söylemeyeceğim ,aldığın hediye gözümün önünde,gözlerin gibi bana bakıyor.Her sabah bu ıstırabı yokluğunun acısını çekerek alel acele giyinip çıkıyorum.Merdivenleri inip arabaya biniyorum.Zannetme merdivenleri inerken seni düşünmedim.Beynime kazımışım ben seni.            

        Yavaş yavaş işe gitmek için koyuluyorum yola,yalnız değilim tabi,yanımda canım ortanca kızım onu okula bırakıyorum sabahları.  Giderken ne yapıyorsun diye sorarsan,gerçi niye soracaksın ki, bırakıp gittiğin insanın ne yaptığı seni ne ilgilendirir ki,kusura bakma benimkide gevezelik işte.Boş ver çoğu zaman radyodan müzik açıyorum o da sıkıyor,her şarkıda seni hatırlatan bir söz var içimi yakan,sonra haberleri açıyorum.             

       Doğru dürüst konuşmadan kızımı okula bırakıp iş yerine varıyorum.Bak yine bahsetmeyi unuttum tabi arabaya her bindiğimde birlikte gezdiğimiz günler,yanımda seyahat edişin,ellerini tutuşum aklıma geliyor , birde arabada çektiğim fotoğrafın var ya işte onlar.            

        Gittiğinden beri baya unutkan oldum.Yolda giderken gözümü sağa sola kaçırıyorum,Allah kahretmesin araba kullanıyorum gözümü de kapatamam ya,kapatıp ta kaza mı yapayım. Önüme seni hatırlatan bir plaka her gün mutlaka çıkıyor.Dalıp gidiyorum anılara senimle yaşadıklarımı hatırlıyorum,içim burkuluyor.             

        Ben seni bıraktım arama dedim, yazma dedim  hala benim için yazıyorsun diye bilirsin, olsun ben seninle yaşamaya devam ediyorum. Elimde değil.Bilemiyorum bu hasret ne kadar sürer; belki bir ömür, belki çok kısa, hiçbir fikrim yok.              

        İşte canım güne böyle başlıyorum. O of affet beni canım yine bencilliğim tuttu hep kendimden bahsettim.Seni bir an ihmal ettim özür dilerim. Sen ne yapıyorsun,kahvaltını güzel yapıyor musun,kendini salmadın demi gerçi sana ne diyebilirsin.               

        Olsun canım ben yine sorayım gündüzlerin gecelerin nasıl sıhhatin iyimi, iyidir İnşallah.Seni hep iyi hayal edersem yaşamam daha kolay olur.Beni sorma ,sormuyorsun ya zaten, günlerdir ne bir merhaba, ne bir alo dedin, gerçi aramak zorunda değilsin.Eski günlerin hatırına ara sıra  arayıp sormalı bence.Diyeceksin ki sende aramıyorsun evet aramıyorum, çünkü korkuyorum kızarsın diye.              

         İlk adımı senden bekliyorum çünkü bayanlar biraz hassas oluyor da.Boş ver canın ne istiyorsa öyle yap.Sana ne diyebilirim ki benimkide densizlik bağışla.              

         Böylece başlıyorum yeni bir güne.İş yerine varıyorum masama oturup çayımı beklemeye koyuluyorum,sonrada çekip gidiyorum müşteri ziyaretlerine .Gün boyu koşuşturma devam ederken, bir plaka beni sana kilitliyor epeyce bir zaman kendime gelemiyorum.               

        Allah’ım meğer ne çok sevmişim ben seni,insan birini bu kadar düşüne bilirmiş demek.Her anını onunla geçirebilir ve hiç bıkmazmış.Aylar geç tikçe hafifler daha az düşünürüm sanırdım,meğer yanılmışım.Giderek dozu artıyor,bütün benliğimi sanki esir almış gibi.Hedefe kilitlenmiş mermi gibi sana kilitlenmiş bu beyin.Sakın bana kızıp küsme,  içimdeki et parçasına söz geçiremiyorum.Beni hiç dinlemiyor.Hep seni sayıklıyor,ben ne yapabilirim ki.Sabah akşam hep şiirler yazdırıyor sana.                  

        İstemsem de istemesem de  bir gün bitiyor, akşam vakti yaklaşıyor.Her akşamüzeri eski günlere gidiyorum,telefonun çalmasını bekliyor kulağım.Tık yok boynum bükük geç saatte eve dönüyorum.Yemeğimi yer yemez kendimi balkona atıp, dönüyorum memleketine doğru,içinde sen olan havadan saatlerce içime çekiyorum.Bin bir düşünce içersinde hasretinle geceyi bekliyorum,pardon bir dakika,kahvem geldi. Dalmışım içim üşümüş, seni düşünerek içeceğim.Belki ısınırım.             

        Kusura bakmazsan yatabilir miyim, bu günlerde işler çok yoğun biraz yoruluyorum.Önemli değil gerçi yatsam da birkaç saat uyuyamayacağım,yine sahillerde seninle dolaşıp hayallere dalacağım, bir sağa bir sola dönerek uyumaya çalışacağım.Ve yine bir günü  daha seni düşünerek sensizliği yaşayarak kapatacağım.

        Acaba ben aklına şöyle bir uğrar mıyım, bir tanrı misafiri de olsa.O of yine aklım karıştı hadi uyu baklalım nasıl uyuyacaksın.Neyse bita…. Hadi bana eyvallah, yarın ola hayrola. 

Espiyeli- Muhsin Aktaş01.11.2006