Anlamam Yollar Nasıl Geçer Yanımdaki koltukta gözüm, hep bakarım, Hayalinle dertleşerek yol alırım, Yolun nasıl geçtiğini anlamadan giderim, Hiçbir şey görmez gözüm amadan beterim. Sıra sıra dizilmiş ağaçlar,çiçekler üzgün, Boyunlar bükük için için ağlarlar, Ne oldu ey gül, ey zambak, nedir halin, Meğer ağlatırmış onları da ayrılıklar. Kısacık ayrılıklar acı gelirmiş onlara, Telefon sesine irkilip uyandım birden, Gelmiştim farkında olmadan Balıkesir’e Bitmişti yine gün, ayrı kalmıştım senden.
Baktıkça çiçeklere içimi acıtır, Serpilmişler birer birer dağlara, Her görüşte onlar seni hatırlatır, Paslı bir hançer saplanır bağrıma. Espiyeli-Muhsin AKTAŞ 30.07.2006 saat:22.30
Last update:
|