Baba Katili Darbe
On iki yaşlarında küçücük bir çocuktum, başımda dağ gibi duruyordu babam, bazen çiftçi idi, bezende işçi, emekçi, ne olursa olsun ekmeğim aşımdı babam. Bazen ne olduğunu anlamıyordum, kaybolup gidiyor aylarca gelmiyordu babam, gözüm yollarda hep onu bekliyordum, neden gidiyordu uzaklara hiç anlamıyordum, bazen çocukça duygularla ağlıyor, çalı diplerinde babamı arıyordum.
Anlam veremiyor, anne babam neden gidiyor diye soruyordum. annem ağlamaklı sesiyle oğul ekmek parası diyordu. oysa babam ekmek parası için gidiyormuş, nerden bilebilirdim ekmeğin parayla alındığını, ben, ekmeğin tarladaki mısırdan bedava geldiğini sanıyordum,
Yıllardır ara da bir kaybolup, tekrar ortaya çıkıyordu babam, geleceğini haber alınca köyün girişinde karşılıyordum onu, bir umutla ellerline sarılıyordum, uzak şehirden geldiğini anlıyordum, belki bir şeyler almıştır diye umutlanıyordum, genelde boş olmazdı nasır kokan elleri, karınca kararınca bir şeyler alırdı biliyordum. Bu sefer ki gelişi farklı idi babamın, mübarek elini öpüp, umutla gözlerine baktım, babam gözlerini kaçırıyor, içinden bir şeyler kopmuş gibi yüzünü buruşturuyordu, elleri titriyor cebine gitmiyordu. Çocukluk işte, ben hiç bir şey anlamadan içli içli içinde kıyametler kopan babamın yüzüne bakıyordum, O ise benim yüzüme bakamamanın tarifsiz acısını yaşıyordu. kim bilir aklından neler geçiriyordu, bir şey diyemiyor sadece babamın elinden tutuyordum, ellerinden kocaman yüreğinin titrediğini hissediyordum.
Yokluk gece ayazı gibi çökmüş üzerimize gitmiyordu, evimize tanımadığımız insanlar geliyor bir şeyler söylüyordu, tahta evin penceresi önünde anlamadan dinliyordum, babam ne yapayım ihtilal darbe diyordu, ben ise hiçbir şey anlamıyordum, neydi bu babamı ağlatan darbe ihtilal bir türlü çözemiyordum.
Babamın yüzü her gelip gidenden sonra sönmüş küle dönüyordu, susuyor boş duvarlara bakıyor, dişi ile dudağını geviyordu, benim ise kafam allak bullak oluyor, darbe ve ihtilal denen iki kelimeye takılıyordum, Bir bulsam babamı üzen o iki haini, yok edecektim, kimdi,neyin nesi idi ,babamı neden üzüyordu, neydi babamdan alıp veremediği, annemi niye ağlatıyordu, yoksa, ihtilal darbe denilen cani; canavar mı idi, yoksa zehirli yılan mı, gelip babamı, annemi, kardeşlerimi beni yiyecek mi idi.
Birileri gelip amca para diyor, babam kara üzüm gibi oluyordu, dumandan is tutmuş tavana bakıp zorla yutkunuyordu, ben yine gizli gizli tarladaki ağacın altında ağlıyordum. babamı kurtarmak için çocuk kafamla planlar yapıyordum.
Dağ gibi arkamda duran babam her geçen gün eriyor, sanki gözüme çırpı gibi incecik görünüyordu, kafam babamı eriten o iki hain kelimeye takılmıştı, çocuktum ne anlama geldiğini bilemiyordum, olsa olsa,ya ayı, yada yabani bir hayvan diye düşünüyordum.
Kasvetli ağır günler üzerlerimize çökmüş tepiniyordu, işte böyle bir günün kuşluk vakti, dağ gibi babam çökmüştü, dudağının bir tarafı yana düşmüş, bir eli, bir ayağı dayanamayıp iflas etmişti, bir taraftan kardeşlerime ,diğer yandan ağabeylerime bakıyordum, ablama ise bakamıyordum, kendinden geçmiş yanıp tutuşuyordu, göz yaşlarım yanaklarımda yanmış, dumanı tütüyordu, yüreğim fırına koyulmuş kebap gibi kızarıyordu, daha sonra öğrendim ki, biricik babam felç olmuştu.
Küçücük bedenimle bir köşeye çökmüş, kan revan içinde ağlıyor, o iki kelimeye içimden lanetler yağdırıyordum, dağ gibi babam pes etmiş yenilmişti darbeye, o iki cani kelime kemirip bitirmişti kaya gibi babamı, bir soluk nefes, birde ,boş boş bakan gözleri kalmıştı geride. Artık evimizin baş misafiri göz yaşlarımız olmuş, kısacası davetsiz gelip oturmuş kalkmıyordu, artık evimizde ağlayanlar korusu kurmuştuk, annem şef, ablam şef yardımcısı olmuş, bizler ise sadık solistler olarak görev yapıyorduk. Umut ekmeğimiz suyumuz olmuş bekliyorduk, babamız iyileşsin diye bütün duaları ediyorduk, borçlular gelip gidiyor para istiyor, babam zor bela yine o iki kelimeyi sayıklıyordu, neydi bu iki lanetli kelime, babamın parasını niye almıştı anlamıyordum, az kaldı bekleyin bitecek diyor, yüzünü tahta duvara dönüyordu. onurlu adamdı benim babam zoruna gidiyordu, için için ağlıyor ciğerlerini parçalıyordu, ihtilal darbe denilen o iki hain, bir aileyi daha yiyordu.
Çok fazla sürmemiş aradan birkaç ay geçmişti, yer yerinden oynamış çığlıklar göğe durmuş, evimizden lanetli ağıtlar yükselmeye başlamıştı, ben şaşırmış, nutkum tutulmuş, babama bakıyordum, dağ gibi babam upuzun uzanmış yatakta yatıyor, feryatlar arşa yükselmiş, melekler bile ağlıyordu.
Konu komşu Allah rahmet etsin diyordu, o da ne demek diye, ağızlarına bakıyordum, babam yine yüzüme gülecek diye bekliyordum, herkes ağlıyor ben babamın yüzüne bakıyordum, babam kapalı olan gözlerini hiç açmıyor. kalk baba bak,komşular geldi diye bağırıyordum. babam beni duymuyor hiç oralı olmuyordu. ne olduğuna bir türlü anlam veremiyordum.
Biri tuttu omzumdan şefkatle, sabır dedi, göğsüne koyup dertli başımı teselli etti, baban bir daha konuşamaz oğul dedi, neden diye bağırdım avazım çıktığı kadar, sus yavrum, ölüm dedi amcam, yüreği burkularak.
Buz düştü ellerime, boranlar yağdı yüreğime, ilk defa ölümün soğuk yüzü değdi günahsız yüzüme, kim neden öldürdü dağ gibi babamı diyecektim, aklıma düştü ihtilal ve darbe denen o iki hain kelime.
O iki kelime babamın alacağı parayı dondurmuş, dev gibi babamı üç kuruşa muhtaç hale sokmuştu nice suçsuz genç gibi babamı da alıp götürmüş, darbe ihtilal denen iki hain, onulmaz düşmanım olmuştu. on iki Eylül denen darbe babamı alıp götürmüş, günahsız yedi nüfuslu ailemizi sokağa mahkum etmişti.
O gün bu gündür,darbe ve ihtilal sözü duyduğumda, yüreğim kanar,ölümün soğuk yüzü ellerime düşer, avuçlarıma karlar yağar,beynimde buz dağları oluşur, o soğuk yüzlü gün gelir gözümün önüne, kabuslara gark olur,babamın hayallerine tutunurum, kalbim sıkışır, bin bir lanetler okurum o iki hain kelimeye.
Espiyeli Muhsin AKTAŞ 30.05.2008 www.muhsinaktas.com
12 Eylül 1980 Darbesinde devletten alacağını geç almak zorunda kalarak, borçluların hayatında ilk defe kapısına gelmesine içerleyen onurlu babam sıkıntıdan felç olup 5 ay sonrada hayata gözlerini yummuştur. O gün bu gündür kokusunu özlediğim Babama Allahtan rahmet diliyorum. Bütün darbe ve ihtilallere lanet okuyorum.
Last update:
|