Eylüldü Öldüm, Eylülde Dirildim Bir ışık huzmesi göründü bulutların ardından. Artarak yol almakta gönlüme doğru. Gönlüm allak bullak, sarhoş oldu görmeden. Bir selam gelir diye bekler oldu Eylülden. Eylüldü, bir akşam üstü sönmüştü yüreğim. Eylüldü, solmuştu saksıda güllerim. Eylüldü, kanlı yaşla tanışmıştı gözlerim. Gel gör yinede Eylülden medet beklerim. Çivi çiviyi söker dermiş ulu atalar. Eylüldü, vurdun beni ciğerimden. Eylüldü, basmıştı beynimi afakanlar. Şimdi ise Eylülden bekler sarılmayı yaralar. Eylüldü ateşlerinde yakıp gitmiştin. Eylüldü bir nefese muhtaç etmiştin. Eylüldü bağrına sarmıştı beni ıssız sokaklar. Umarım başka bir Eylül olacak kollarına saran. Belki sevgilim diyecek, belki demeyecek, En azından bırakıp gitmeyecekte, Arada bir merhaba deyip selam verecek, Hiç değilse dalımdan yaprakları dökmeyecek. Her gün yeni Eylülüm de yaşayacağım. Ama senin bıraktığın Eylül olamayacak. İçine acı, hüzün, göz yaşı koymayacağım. Seni unutup, yeni eylülüme koşacağım. Yılları maki olup kaplayacak yeni Eylülüm. Ağustos sıcaklarında yanmayacağım. Karakış zemheri üşütmeyecek ellerimi. Artık kurumayacak saksıda sümbülüm. Artık soğuk Eylüllerde sen olmayacaksın, Rüyalarıma girmeyecek ruhsuz hayalin, Ter basarak uyanmayacağım geceleri, Karlar dökülmeyecek odamın tavanından. Eylülün habercisi ağustosta karlar yağmayacak, Kır çiçekleri çiğ taneleri altında solmayacak, İçim titreyerek üşümeyeceğim güneşin altında, Yüreğimin duvarlarını yeni Eylülüm saracak. Karartamayacaksın bundan sonra gündüzlerimi, Kayan yıldızlarla süslemeyeceğim gecelerimi, Bakmayacağım sarı saçlı kadınlara sen diyerek, Yeni Eylülüm süsleyecek bir ömür özlemlerimi. Espiyeli-Muhsin Aktaş 05.03.2007 saat:12.30
Last update:
|