800x6001024x768Auto Width
Unutamam Yavrum Yazdır e-Posta

Unutamam Yavrum
 
Yıllar önce bir ilkbahar akşamı ölmüştü hücrelerim,
özlem uğultuları bozmuştu yüreğimin bekaretini,
sararıp solmuştu bütün hislerim,
kızıl ırmağa öykünmeye yemin etmişti gözyaşlarım.

Günlerce saklandım kuytu duvar diplerinde,
gelen geçen çocukları sen diye seyre daldım.
listeler yaptım sarı saçlıları ayrı, siyah saçlıları ayrı
birde göz renklerine göre mavi, yeşil diye ayırdım.
hangisine sana benziyorsun diye gezindim içlerinde
bulamadım, avuçlarıma göz yaşı yerine kanlar akıttım.

Yakup’un Yusuf’u aradığı gibi aradım her yerde
zaman geldi kör kuyuların başında sabahladım.
hasret bulutu ayak parmaklarımdan girip,
beynimin ücra köşelerinde gezindi, bıkmadım.

Yıllarca umudumu katık yaptım uykusuz gecelerime,
sana olan hasretin dayanılmaz ıstırabını yaşattı yıllar,
seviyorum seni diye avazım çıktığınca haykırmaya çalıştım,
her seferinde boğazımdaki barikatlara takıldım kaldım.

Acımadı katil saniyeler geçti yüreğimin üstünden,
kirpiklerim kapanmamaya kasem etti binlerce kez,
ay küstü, güneş bulutları kucağında emzirdi, büyüttü
yokluğunla dirhem dirhem seneler tükendi ben tükendim.
 
Topraklar çatladı kalbimin figanından,
çığlıklar beynimin çeşmesinden kana kana içti
ciğerlerimden çıkan duman göklere ulaştı
yer yarıldı içine girdi vuslat.

Her gün binlerce kez öldüm hasretten,
kimse anlamadı dinlemedi feveranımı
saniyede yüz bin kere dolaştın beynimin kulvarlarına,
seni hiç ama hiç unutmadım unutamadım unutamam.
 
Espiyeli Muhsin AKTAŞ
08.04.2008


Sosyal ağlarda paylaş
Google! Live! Facebook! Joomla Free PHP

Last update:


Üye yorumlari (0)

Yorum Yazilmamis

Yorumumu ekle



mXcomment 1.0.0 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved