Özlerim Bilesin Yavrum Yıllar önce bir ilkbahar akşamı ölmüştü hücrelerim, Özlem tohumları bozmuştu yüreğimin bekaretini, Sararıp solmuştu bütün hislerim, Kızıl ırmağa sevdalı olmuştu göz yaşlarım.
Günlerce caddelerin kuytu yerlerine saklandım, Gelen geçen çocukları sen diye seyre daldım. Sarı saçlıları ayrı, siyah saçlıları ayrı ayrı liste yaptım, Birde göz renklerine göre mavi, yeşil diye ayırdım. Hangisine benziyorsun diye içlerinde seni aradım. Bulamadım avuçlarıma göz yaşı yerine kanlar akıttım.
Yakup’un Yusuf’u aradığı gibi her yerde aradım, Zaman geldi kör kuyuların başında sabahladım. Hasret bulutu ayak parmaklarımdan girip, beynimin kraterinden göklere uçtu, bıkmadım.
Yıllarca umudumu katık yaptım uykusuz gecelerime, Yasak meyvenin dayanılmaz ıstırabını yalnız yaşadım, Seviyorum seni diye avazım çıktığınca haykırmaya çalıştım, Her seferinde boğazımdaki barikatlara takıldım kaldım.
Acımadı katil saniyeler geçti yüreğimin üstünden, Kirpiklerim kapanmamaya kasem etti her dem, Ay küstü, güneş bulutlar arkasına saklandı, Yokluğunla seneler tükendi ben tükendim. Topraklar çatladı yüreğin figanından, Çığlıklar su içti beynimin çanağından, Dumanlar yükseldi ciğerin duvarından, Yer yarıldı gittin dünyanın üzerinden.
Her gün binlerce kez öldüm hasretten, Kimse anlamadı gönül derdimden, Saniye atmadım seni beynimden, Özler kalbim seni bilesin yavrum. Espiyeli Muhsin AKTAŞ 08.04.2008
Last update:
|