Dilimizin ucuyla inandık dedik, Haram helal demeyip yedik, Yarım yamalak ibadet ettik, Sen bizi bağışla Allah’ım. Rahmansın rahimsin dedik, Sonsuz rahmetine güvendik, Utanmadan nefsimize yenildik, Sen bizi bağışla Allah’ım. Bakmadık sağımıza solumuza, Hazırlık yapmadık hesabımıza, Yüzsüzce hep sığındık merhametinize, Sen bizi bağışla Allah’ım. Gizli,aşikar günahlardan işledik, Şimdide boynumuzu bükerek geldik, Zaten çoğu zaman iki yüzlü idik, Sen bizi bağışla Allah’ım Namaz kıldık oruç tuttuk, İçinde huşuyu unuttuk, Yaparken de sıkıldık, yorulduk, Sen bizi bağışla Allah’ım Güya ibadeti sana yapıyoruz sandık, Bilerek bilmeyerek günahlara daldık, Birde sıkılmadan nutuklar attık, Sen bizi bağışla Allah’ım. Namazımız orucumuz hep eksik, İmanımız bile kesik kesik, Ahiret sermayemizi tükettik, Sen bizi bağışla Allah’ım. Yüzümüzü çevirdik Kabenden, Tat alamaz olduk secdeden, Utanarak ta olsa Resulden, Sen bizi bağışla Allah’ım. Şefaat edecek bize peygamberimiz, Gerçi ne hakkımız var nede yüzümüz, Haramları zevkle seyretti gözümüz, Sen bizi bağışla Allah’ım. Biliyorduk tek kurtuluştu vahdetin, Bir kulağımızdan girip öbüründen çıktı ayetin, Biz günahkarlara da kurtuluş olsun rahmetin, Sen bizi bağışla Allah’ım. Efendimizin sancağının altında, Mahşer gününü o sıcağında, Sağlam duramadıksa da kulluğunda, Sen bizi bağışla Allah’ım Utanarak sıkılarak geldik huzurunuza, Vurma günahımızı suratımıza, Samimimi kulluk edemdik zatınıza, Sen bizi bağışla Allah’ım. Akşam tövbe edip sabah bozduk, Sanki kendimizle oyun oynadık, Dünya malına,nefsimize aldandık, Sen bizi bağışla Allah’ım. Nimetlerine gereği gibi şükür edemedik, Her şeyi biz yaptık zannedip böbürlendik, Yanıldık şeytanın yoluna girdik, Sen bizi bağışla Allah’ım. Unuttuk kalubeladaki sözümüzü, Huşu ile dönemedik sana yüzümüzü, Dünya zevkleri bürüdü gözümüzü, Sen bizi bağışla Allah’ım. Bu garip şair kulunda nefsine aldandı, Rüzgarın önünde yaprak gibi sallandı, Umudunla rahmetine bağlandı, Bu garip kulunu da bağışla Allah’ım. Espiyeli-Muhsin AKTAŞ16.10.2006 saat:1.40
Yakarış 2
Dillerin ucuyla inandık dedik Haram mı, helal mi demeyip yedik İtikatta açtık kocaman gedik Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Rahmansın rahimsin diye avunduk Sonsuz rahmetini her gün savunduk Şeytana kapılıp sonra dövündük Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Gizli ve aşikar günah işledik Kılığına bakıp insan fişledik Bile bile haram meyve dişledik Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Namaz kıldık oruç tuttuk huşu yok Ne yaptıksa gözü olsa kaşı yok Komşumuzun ekmeği yok aşı yok Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Yüzleri çevirdik nurlu Kabenden Tat alamaz olduk kutlu secdeden Uzaklara düştük dostun Resulden Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım
Efendim şefaat demedi diller Huzurla rahmana kalkmadı eller Namerde büküldü doğrulmaz beller Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Biliyorduk tek çıkar yol vahdetin Kulaklara girdi çıktı ayetin Bizlere kurtuluş olsun rahmetin Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım Beyaz bir kefenle girdik mezara Konmak istiyoruz yine hazıra Utana sıkıla çıktık huzura Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım
Unuttuk ezelde verilen sözü Huşuyla dönmedik Rahmana yüzü Dünyanın zevkleri boyadı gözü Sen bizi bağışla Ulu Allah’ım. Aciz kul Mizabi nefse aldandı Rüzgarın önünde hepten sallandı Umut ile rahmetine yollandı Sen beni bağışla Ulu Allah’ım.
Muhsin aktaş Mizabi 16.10.2006 –Değişim: 24.06.2009 Last update:
|