800x6001024x768Auto Width
Çınarın Dalından Düştüm Yazdır e-Posta
 Çınarın Dalından  Düştüm

    Elimde yüreğim,Uludağ’ın eteğinde, Tarihi Koca çınarın en tepesinde pineklemekteyim. Buruk iç sancıları ile Bursa’yı tepeden temaşa eylemekteyim.
    Üzgün ve suskunum, yutkunmakta bile zorlanmaktayım. Dedelerimin bıraktığı Tarih kokan şehre içim sızlayarak bakmaktayım.Beton yığınlarını gördükçe için için sızlamaktayım. Güzel şehrimi eski haline döndürmek için bir karar almaktayım.
    Ardımda bütün ihtişamı ile mehteran, önümde buldozerler kepçeler, nereden yıkıma başlayacağıma karar vermeye çalışmaktayım. Osmanlının payitahtlarını çevreleyen bunca betondan nasıl kurtulacağımı hesaplamaktayım.
İlk düşen, Yıldırım Külliyesi oldu gönlümüzün tahtına, devam edip uğradık Emir Sultan Hazretlerine. Yanı başında Yeşil Külliyesi ve en önemlisi Yeşil Camii ve Türbesi. Adeta bir hilal kaş çiziyordu mabetler.
    Nice aşıkları yamaçlarında saklamış Pınarbaşı,Irgandı, Mahfel. Unutulur mu hiç Orhan ve Ulu Cami, Kapalı Çarşı,Koza Han. Uğrayınca çay içmeden geçilirmi Emir Han’dan. Hilal gibi dizilen mabetleri gezerken, davulun tokmağına inançla vuruyordu Mehteran. Bursa’yı kuşbakışı koruyan Osmangazi,Orhangazi , Muradiye,
I. Murat Han.
    Sağım solum insanlarla dopdolu.Yıkın beton yığınlarını çıksın tarih ortaya diye tempo tutmuş alkışlarla bağırıyordu. Ovayı yok eden beton yığınlarını yıkıp tarihi yeniden kuruyorduk. Gönül orduları sağ ve sol yanımızda, tek tek tarihi eserlerimizi ayıklıyorduk. Yıkılan beton enkazını kaldırıp yerine güller ekiyorduk. Arkamıza dönüp bakmadan ilerleyerek, tarihin içinde yüzüyorduk.
    Bulmakta zorlandığımız Somuncu Baba türbesi,daha nice  tarih kokan mekanlar,bir bir ortaya çıktılar. Nilüfer çiçeği kekik kokan Uludağ eteklerinde, beton, kireç,egzoz gazı kokularını ayıkladık ellerimizle tek tek.
Kaybolmuş ovayı yeniden kurup, şeftali,kiraz,yükseklerine çilek kokusu ektik. El ele verip gönül erleri ile, yol kenarlarını zambaklarla süsledik. Irgandı köprüsünü,pınar başını aşıklar için süsledik. Tarihin en temiz aşklarını gömülü mezarlarından çıkarıp çiçek kokulu çayırlara saldık. Lalelerin güllerin arasına el ele göz göze şarkılar mırıldanmalarını seyir’e daldık.
    Bir daha baktık Bursa’ya tophaneden,yeşillikler içinde külliyeler, camiler, hanlar hamamlar çıkmıştı ortaya. Haykırıyordu yüreğinin derinliklerinden ne oldu bize diye.
    Gömüldükleri enkazların altından çıkarmıştık onları,yerli yerlerine koymuş, bahçelerini güllerle sümbüllerle doldurmuştuk. Adeta cennetten köşeler oluşturmuş,şehrimize ruh ve can koymuştuk.
    Saatin çıngırağı çalınca,koca çınarın dalından düşmüş ve gördüğüm bu güzel düşten uyanmıştım. Yüzümde tarifsiz acı izleri ile yataktan usulca doğrulmuştum.
    Bir çok insanın görmek istediği düşü bir Ramazan gecesi görmüştüm. Düşümün gerçekleşmesi için duaya koyulmuş,sahurdan sonra o güzel düşü bir daha görmek üzere uykuya gömülmüştüm.

Espieli Muhsin AKTAŞ
10.10.2007


Sosyal ağlarda paylaş
Google! Live! Facebook! Joomla Free PHP