| Sensiz Bir Hafta Sonu |
|
|
|
Sensiz Bir Hafta Sonu Yine bitti bir hafta ,geldi hafta sonu,ben kaldım dertlerimle baş başa,eskiden hafta sonlarını iple çekerdim,sen vardın çünkü o hafta sonlarında.Şimdi sen yoksun hafta sonları işkence gibi geliyor bana.Mesai bitecek işten çıkacağım beynimde kalbimde hep sen varsın,amaçsızca bir yerlere doğru gideceğim. Akşam karanlığı çökecek,yüreğime oturacaksın mazi canlanacak gözlerimde.Yolculuk başlayacak buz gibi denizlere doğru.İlk önce Çeşmeden başlayacağım,sonra Gümüldüre oradan akçaya havalar buz gibi denizden soğuk rüzgarlar esecek yüzüme vurup donduracak beni. Bak şimdiden aklıma ilk tanıştığımız o sahil geldi, deniz ne güzel dalgalanıyordu,güneşte öyle güzel doğmuştu ki bir başka ısıtıyordu yüzümü.Rüzgar esiyor saçlarımızı okşuyordu.Şimdi soğuk esiyordur buz gibi dondurur insanı. Unuttum sanma Gümüldür yolundaki kahvaltı yaptığımız kır kahvesini,öylesine doğal ve öylesine güzeldi biz el ele tutuşup çocuğun getireceği yiyecekleri beklerdik sevdiğimizi söylerdik bir birimize defalarca gül koparmıştım sana bir keresinde.O of Allah’ım nasıl özledim o günleri bir bilsen içime sevinç ve hüzün bir anda çöküyor. Ha birde gölümüz vardı tepesinden seyrettiğimiz.Arabayı çeker önüne oturup zaman zaman göle bakardık birlikte,tabi ellerin ellerimde.En çokta şu araba keşke otomatik vitesli olsa da ellerini bırakmak zorunda olmasam derdim hatırlar mısın?akşam olsun istemezdim hiç. Otelleri hiç sorma o anılar aklıma geldikçe gözlerime söz geçiremiyorum salıyor sularını durmak bilmiyor.Hele o Akçaydaki mini otel ve terası hayatım boyunca hiç unutamam. O geceyi kollarım da uyumuştun sabah beraber uyanmıştık güne.Denizde ne güzel yüzmüştük bir daha denizler bana o zevki vermeyecek sen olmazsan. Balıkesir’e gelirdin ben seni garajdan alırdım,beraber giderdik denize kır çiçeklerini seyrederek.Birde halıcımız vardı çay içtiğimiz hem halıcı hem çay bahçesiydi hatırlarsın demi,ne güzel günlerdi o günler.Gülüşün hep gözlerimin önünde onunla yatıp onunla kalkıyorum.Tabi en acısı akşam olunca ayrılık zamanıydı,sen otobüse binerdin ağlayarak vedalaşırdık.Ben kendi aracıma biner ters istikamete doğru iki gözü yaşlı giderdim.Olsun sonunda buluşmak olunca acı vermiyordu fazla,mutlulukla acı karışıktı o ayrılıklarda. Hafta sonu gelsin de buluşalım diye iple çekerdim günleri,şimdi ise elimden gelse günlerin önüne duvarlar koyarım gelmesin pazarlar diye.Çekilmiyor artık,acı veriyor bana.Seksen bir gün oldu gideli her gün seninleyim unutma.Her hafta sonumda seninle geçiyor acıda olsa. Belki on bin seksen bir gün geçecek ben yine seni düşünüyor sana yazıyor olacağım.Unutmalısın diyorsun ama olmuyor unutamıyorum,kalbime yüreğime söz geçiremiyorum. Her akşamüzeri elimde telefon aramanı beklediğimi,senden ayrılınca yolda gelirken mesaj atmanı ara ara aramanı hiç unutmadım.Şimdi yollar çok zor gelmeye başladı ne arayan var ne senin gibi soran var. Yaşayıp gidiyorum işte böyle,buna yaşamak derlerse, her hafta sonu hüzün kaplıyor içimi,acılara saplanıyorum başıma ağrılar giriyor.İşte bu günde bunlar geçti aklımdan yani anılar,canımı acıttılar, paylaşayım dedim seninle,bir hatam olduysa affola.Selamlar görüşmek üzere. Muhsin AKTAŞ 02.12.2006 saat:1.25 |

